KULA KUL OLMAK

Yaratıcı tüm yaratılanların içinde insanı en donanımlı ve üstün özelliklerde yarattığını belirtmiştir. Onun için insan da kendini yaratanı ve kendisini iyi tanımalı, kul olarak Allah’tan başkasına kulluk yapmamalıdır. Kula kulluk eden insanlar yaratılış gayesini tam manasıyla idrak edememiş olan insanlardır. Onlar için hayatta kalmak ve bir şeyleri başarmak ya da bazı şeylerin üstesinden gelmek daima kula kulluktan ibarettir. Ondan çok şey umarlar. Ve o kulluk ettikleri kullar da onlara çok şey vaat ederler. Bu tür insanların ömürleri tabii olmak, biat etmekle geçer. İnsan olmanın bilincini ve yaratılanı tam manasıyla bilen insan için ise hiçbir zaman başka bir kula biat etmek ya da kul olmanın yeri yoktur. Onlar sadece Allah’a kul olurlar…

İnsanlar tarafından biri seçiliyor. İnsanlar da sadece onun sözlerine, onun dediklerine ve yaptıklarına tabii oluyorlar. Halbuki tek yaratıcı, hüküm koyucu, kanun koyucu var iken insan neden bir diğer insana tabii olur ve onu da insanüstü bir varlıkmış gibi görür?

Bu bence çağımızın hastalığı haline gelmiş durumda bir yere bağlanmak bir adama şahsiyete bağlanmak ve ondan da kendilerine yardım edeceğini sanmak, ondan medet ummak ve ona tabii olmak… Aslında bakılınca çok yanlış ve saçma uygulamalardır. Akla ve mantığa sığmayan yapılandırmalardır. Basitmiş gibi görülen lakin bakıldığında çok da ciddi bir sorunu meydana getiren bir konudur. Çünkü her şeyinle ona tabii oluyorlar, bilinçsiz bir robot gibi bir insanın bütün dediklerini yapıyorlar, onun sözünden çıkmıyorlar ve kesinlikle yanlışlarını hatalarını görmüyorlar çünkü sorgulamadan bağlanıyorlar. Toplumda maalesef empoze edilmiş çok şeyler var körü körüne bağlanmak ve sorgulamadan birçok şeyi uygulamak da bunlardan biri. Acaba benim bu yaptığım doğru mu dinde ya da toplumda gerçekten böyle bir şey var mı yok mu diye sorgulanmadan geçen bir hayat aslında yaşanılmaya değer bir hayat değildir. Çünkü seni ve evrendeki tüm varlıkları yaratan bir yaratıcı var ve sadece ondan yardım dilememiz ve sadece ona kulluk etmemiz gerekir.

“ Sadece sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz” ( fatiha-4) ayetinde de görüldüğü üzere hiçbir kula değil sadece ve sadece Allah’a kul olmalıyız.

Bu ve bu gibi sorunların çoğu da sorgulamadan yaşanılan bir hayatın sonuçlarıdır. İnsan hep bir amaç için yaşar hayatta boş şeyler bile olsa bir hedefi vardır. Kimi zaman hayatı hiç sorgulamaz; ben nereden geldim, neden varım, nereye gidiyorum diye… Ve bu şekilde de yaşayıp giderken farklı yerlere yönelir ve körü körüne bağlanır bazı şeylere…

Aslında hayatta insanın kafasının karışması bir sorun değildir. İnsanın kafası karışacak, bazı şeyleri sorgulayacak ki o şekilde araştırarak, incelemeler yaparak doğru yolu bulacaktır.

İnsanın sorular sorması hayatta olan ve yaşanılan bazı şeyleri sorgulaması gerekir. Sorgulanmayan ve körü körüne amaçsız, hedefsiz bir şekilde yaşamak aslında yaşamak değil adeta başka birinin boyunduruğu altında bir kula kul olarak yaşamaktır.

EN ÖNEMLİ SORUNUMUZ: Paket programcılık; bir kişi seçiliyor ve bütün konularda o şahıs takip ediliyor… Bunun yerine konuları teker teker masaya yatırmak ve sorgulamak zorundayız. Eleştirinin ve sorgulamanın yasak olduğu bir din Allah’ın dini olamaz, olmamalıdır da.

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ / SENA DEMİRCİ